• Danışan Hizmetleri: +90 216 706 00 66

    Whatsapp Bilgi Hattı: +90 530 648 7501

  • Barbaros Mh. Mor Sümbül Sokak Deluxia Palace

    No:5A Kat 4 Daire:118 Ataşehir / İstanbul

Biorezonans Nedir?

Pek çok bağımlılık ve hastalığı başarıyla tedavi etme olanağı sunan, yan etkisi olmayan, hızlı bir test ve terapi yöntemidir!

Biorezonans terapisi, empirik iyileşme alanında homeopati, akupunktur ve diğer natüropatik prosedürleri içeren bir dizi prosedürden biridir.
Biyolojik rezonans terapisi için aşağıdaki hipotezin temel ilkeleri, kuantum mekaniği ve biyofizikteki en son keşifler tarafından doğrulanmıştır, ancak henüz klasik tıbbın güncel görüşü tarafından kabul edilmemiştir.

Dalga-parçacık ikiliği:
Kuantum fiziğinde yapılan keşifler, tüm madde parçacıklarının hem dalgalar hem de parçacıkların özelliklerini paylaştığını ortaya çıkarmıştır. Bu, tüm maddelerin – ve dolayısıyla tüm hücrelerin, vücudun bölümlerinin, ayrıca virüslerin, bakterilerin, polenlerin, toksinlerin vs. – elektromanyetik dalgalar yaydığı anlamına gelir. Doğasına bağlı olarak, tüm maddeler oldukça özgün özelliklere sahip oldukça spesifik tipik dalga boyu veya frekansa sahiptir. Bu bir frekans paterni olarak bilinir.

Hücreler birbirleriyle iletişim kurar:
İletişim ve bilgi çağında yaptığımız gibi yaşamak, bedenin sadece kendi içinde işlev görebildiği ve düzenleyebildiği gerçeğiyle yüzleşmenin zamanıdır, çünkü iletişim ve dolayısıyla bilgi değişimi, vücuttaki çeşitli hücreler arasında gerçekleşir. Biyofotonlar üzerinde yapılan araştırma, hücrelerin birbirleriyle “ışık parlaması” (foton radyasyonu) vasıtasıyla iletişim kurdukları varsayımına dayanır. Hücreler belirli frekanslarla aralarında bilgi alışverişi yaparlar.
Bu bilgi değişimi, sağlıklı vücutlarda sorunsuz çalışır. Sonuç olarak, her bir hücre ve vücudun her parçası kendi işini yapabilir.
Bozulmuş hücre iletişimi organik değişikliklere neden olabilir:
Hücreler arasındaki iletişim bozulduğunda, bu hücrelerin düzgün çalışmasını engelleyecektir ve bunun genel olarak, kötü performans, kronik yorgunluk ve daha sonra organik değişiklikler gibi spesifik rahatsızlıklar şeklinde değişen derecelerde görülür.

Bireysel stresleri doğru olarak belirleme:
Vücudun ekstrasellüler sıvısı sadece hücrelerin kültür ortamı değildir. Karaciğer / safra kesesi, böbrekler, bağırsaklar, vb. gibi organların aşırı yüklenmesi durumunda zararlı maddeler için “özel çöp dökümü” olarak da hizmet eder. Su aynı zamanda mükemmel bir bilgi deposu olduğu için, zararlı maddelerden gelen bilgiler de burada saklanır. Laboratuvar prosedürleri bu alana kolayca erişemez. Bu stresler genellikle biyofiziksel düzeyde çok hızlı ve ağrısız olarak test edilebilir. Biorezonans terapisi bu açıdan değerli bir araç sunmaktadır. Birçok durumda, hangi streslerin hastada sağlık sorunlarına neden olabileceğini (örneğin, bakteriler, virüsler, elektronik dumanlar, dış materyalleri, alerjenler, vb.) Bulmak mümkündür.
Tanımlanan stresler, Biorezonans cihazı kullanılarak uygun frekans modelleri ile işlenir:
Biorezonans terapisi ile vücudun kendi düzenleyici sistemi desteklenebilir.
Hücreler arasındaki iletişim tekrar engellenmeden gerçekleşebilir. Zararlı maddeler açığa çıkabilir ve atılabilir.

* Homeopati, akupunktur ve diğer tamamlayıcı tedavi yöntemleri gibi, biorezonans da düzenleyici bir terapi şeklidir. Tamamlayıcı tıp kapsamında, biyorezonans terapisi, denenmiş ve test edilmiş etkili bir yöntem olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte, konvansiyonel tıpta, biyorezonans bilimsel araştırmaya konu edilmemiştir ve bu nedenle henüz onaylanmamıştır.

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz

Bilgilerinizi Bırakın Sizi Arayalım

Call Now Button