• Danışan Hizmetleri: +90 216 706 00 66

    Whatsapp Bilgi Hattı: +90 530 648 7501

  • Barbaros Mh. Mor Sümbül Sokak Deluxia Palace

    No:5A Kat 4 Daire:118 Ataşehir / İstanbul

Panik Atak için Biorezonans Terapileri

Merkezimizde rezonans terapileri, alanında en iyisi olan QUİTT Rezonans cihazı ve Neo.Clinics teknikleriyle uygulanmaktadır. İdembiorezonans bir Neo.Clinics şubesidir.

İDEM Rezonans olarak Farkımız?

İDEM Rezonans olarak tüm terapilerimiz başından sonuna alanında uzman ve deneyimli hekimlerimiz tarafından uygulanmaktadır. Aynı zamanda dalında 20 yılın üzerinde deneyimli Uzman Psikolojik Danışman ve Klinik Psikologlar bulunan İDEM Psikolojik Danışmanlık Merkezi ile aynı çatı altındayız. Gerekli durumlarda eş zamanlı olarak psikoterapi seansları da uygulanabilmektedir.

Randevu için arama ya da mesaj tuşunu kullanınız.

birleşik logo

İDEM Psikoloji için TIKLAYINIZ.

BİOREZONANS İLE PANİK ATAK NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Merkezimizde başta panik atak, depresyon ve anksiyete olmak üzere birçok rahatsızlığın tedavisinde biorezonans terapileri ile önemli ölçüde destek sağlanmaktadır. Birey her ne kadar rahatsızlığının sadece ruhsal olduğunu düşünse de öncelikle stresin ve kaygının ortadan kaldırılması, vücudun rahatlatılması gerekir.  Mutluluk hormonu olarak isimlendirilen seratonin, endorfin gibi bazı hormonlar da vücudun stresinden etkilenir. Biorezonans terapisinde stres yaratan alerjen, çevre toksini, virüs, bakteri gibi tüm maddeleri tespit etmek ve temizlemek çok önemlidir. Bireylerin sağ ve sol beyin yarım küresini olumlu yönde etkileyecek, denge sağlayacak, sinir sistemine fayda sağlayacak frekanslar uygulanmaktadır. Terapilerin sıklığı, sayısı gibi durumlar, rahatsızlığın türüne ve kişinin yapısına göre değişmektedir.

Daha ileri yöntemlerin gerekli olduğu durumlarda Biorezonans ile aynı çatı altındaki ve bünyesinde klinik psikologlar bulunan İDEM Psikoloji ile ortak çalışma yapılmaktadır. Uygulama bilgisi için: https://www.idempsikoloji.com/hizmetler/yetiskin-psiko/

Panik atak nedir?

Ani başlayan, 10 dakikada en yüksek düzeye çıkan, yoğun korku ya da rahatsızlık duyma dönemidir.Bir çok ruhsal ve bedensel şikayetlere sebep olmaktadır. Bu nedenle kendisinde panik atak belirtileri olduğunu düşünen bir bireyin yanlış tedavi alma riskinin oluşmaması (kalp krizi geçireceklerini, felç olabileceklerini, kontrolü kaybedeceklerini…) için öncelikle bir doktor tarafından değerlendirilerek rahatsızlığının panik bozukluk olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

Panik atak aşağıdakilerden dört veya daha fazlasının aynı anda olması ile ilişkilendirilir.

  1. Çarpıntı, kalp atımlarının duyumsanması,
  2. Terleme,
  3. Titreme ya da sarsılma,
  4. Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma,
  5. Soluğun kesilmesi,
  6. Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi,
  7. Bulantı ya da karın ağrısı,
  8. Baş dönmesi, sersemlik, düşecek ya da bayılacak gibi olma,
  9. Kendini ya da çevresindekileri değişmiş, tuhaf ve farklı hissetme,
  10. Kontrolünü kaybetme korkusu,
  11. Ölüm korkusu,
  12. Uyuşma ya da karıncalanma,
  13. Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları,

Panik ataklar nasıl oluşur?

Korku bize tehlikeli durumlarda katkı sağlayan yaşamımızı devam ettirebilmemiz için gerekli bir duygudur. Örneğin karşımıza bir hayvan çıktığında (köpek, kedi…) korkarız. Vücudumuzda sempatik sistem adı verilen tehlikeli olaylarda sinyal veren ve sorunla savaşmak ya da bu durumdan kaçmak için sistem devreye girer. Sonra;

  1. Hızlı nefes alıp vermeye başlarız: Bu da nefesimiz daralıyor ya da boğuluyormuş, soluğumuz kesiliyormuş gibi hissetmemize, göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissine neden olabilir.
  2. Kalp atışlarımız hızlanır: Çarpıntı hissedebiliriz ya da kalp atımlarımızı duyumsayabiliriz.
  3. Kan basıncımız artar ve kalbimiz özellikle kaslarımıza bol miktarda kan pompalar: Terleme, titreme ya da sarsılma, ateş basması hissederiz.
  4. Derimize daha az kan pompalanır: Uyuşma ya da karıncalanma hissetmemize yol açabilir.
  5. Sindirim sistemimize daha az kan pompalanır: Bulantı ya da karın ağrısı hissedebiliriz.
  6. Kanımızdaki oksijen artar karbondioksit azalır ve beyin kan sirkülasyonu değişir: Kendimizi ya da çevremizi değişmiş, tuhaf ve farklı hissetmemize, kontrolümüzü kaybedebileceğimiz korkusunun oluşmasına neden olabilir.

Bireyin yaşamış olduğu panik atakların hoş olmayan bedensel duyumlara neden olması ve yanlış yorumlanması sonucunda, tekrar yaşanmasına yönelik korku hali yaşar ve kişi tetikte olma haline bürünür (beklenti anksiyetesi). Bedensel duyumlarına daha da dikkat etmeye, onları izlemeye başlar. Benzer duyumları hissetmeye başladığında kendisini rahatlatmak için çeşitli yollar geliştirmeye çalışır. Örneğin hastaneye gidebilir, ilaç kullanabilir… Bu tür davranışlar kişi de kaçma davranışını tetikler. Panik atağın panik bozukluğa dönmesine sebebiyet verir. Panik bozukluğu olan kişilerin strese karşı aşırı duyarlı olduğu gözlenmektedir.

Randevu için arama ya da mesaj tuşunu kullanınız.

Size Nasıl Yardımcı Olabiliriz

Bilgilerinizi Bırakın Sizi Arayalım

Call Now Button